Sayfalar

22 Temmuz 2012 Pazar

Uzun Yaz Geceleri, Tatil ve Bir Anda Ortaya Çıkan Blog Kurma Fikrim


           Teneffüste öğretmenler odasında oturmuş, yorgun gözlerle bir yandan masanın üzerindeki dergiyi karıştırıyor, bir yandan da öğretmen arkadaşlarla sohbet ediyorken gözüme Necip Fazıl’ın mısraları ilişmişti. Okudum, bir daha okudum ve dedim ki arkadaşlara: 'Nasıl birkaç cümleyle bu kadar çok şey anlatılabilir ki!?' Bu kesinlikle doğuştan gelen bir yetenek ve maalesef milyonda bir görülen bir zeka türü örneği bence...

          Kalabalık bir ülke olma hasebiyle tek tip insan yetiştirme zoruna girmiş eğitim sistemimizden kopmuş biri olarak hiçbir zaman böyle güzel yazılar yazamayacağım aşikar tabi. Ama bu benim karalamalar yapamayacağım anlamına da gelmez diye düşündüm ve yazmaya karar verdim. Duyuyorum, anlatamıyorum hesabı Orhan Veli’nin! Zengin olan hayal gücünü görsel ya da sözel aktaramama durumu benimkisi...

          Hep sevgili okuyucularım olsun isterdim bir de hayranlık uyandıran şarkılar söyleyebileceğim güzel bir sesim :) Hayatta kıskandıklarınız bunun gibi zararsız şeylerden ibaret olmalı derim. Ama ben bir de Ankara’da yaşayan insanları kıskanırım, belki o kadar. Bunun gibi basit şeyler dışında kıskançlık güdüsü ben de kolay kolay harekete geçmez. 

           Uzun zamandır bağda (dağda) internetsiz, telefonları kapatmış huşu içinde doğayla baş başaydım. Bugün itibariyle eve döndüm malum ramazan… ve bir anda ortaya blog kurma fikrim çıktı. Aklına eseni yapan biri olmam nedeniyle henüz kimseden yardım bile almadan basit, kendi halinde, her şeyiyle bana ait olan bu siteyi oluşturdum. Bir boşluğu değerlendirme şekli, olmayan bir yetiyi ortaya dökme çabası bu blog fikri de işte… Bu sıcak pazar sabahında uyandım, belki dedim bu boşlukta ara ara yazarım. Neyse artık körler sağırlar birbirini ağırlar dedirtmeden ve sizi daha şimdiden sıkmadan ilk yazımı virgüllüyorum…

          Hayırlı ramazanlar olsun herkese, görüşmek üzere ;)