"Seni öğretmene şikayet edicem." gibi şikayet replikleri biz öğretmen mercilerince sıkça vuku bulur. Okul duvarlarının dili olsa da konuşsa. Ali'den Ayşe'den Ahmet'ten şikayet edilir de edilir. En sevmediğim şey de olsa şikayet edilmesi bu hafta özellikle de bugün bir dinleyen olsa şikayetlerimi ona biiir birr aktarıp rahatlamak isterdim... Sadece bu hafta telefonum ve bilgisayarım çöktü. Rehber filan hak getire ama neyse! (bir süre telefon detoksuna girmeye karar verdim.) Bir parfüm aldım. Kullandım acaba ben mi hüsnü kuruntu ediyorum diye soruyorum koku alıyo musunuz? "yoo kokmuyor!",,, hemen google'a girdim "parfümüm kokmuyor" diye arattım. İnanamadım sanki herkes benimle aynı dertten muzdarip! Karşımda bir sürü sayfa açıldı. (google'nin de böyle bir güzelliği var işte, başına ne gelirse gelsin 'yalnız değilsin' mesajıyla bir nebze de olsa teselli ediyor insanı.) Hayır söylemesi ayıp 250 TL' ydi. Dokunuyor ama müstehak tabi! Dün arkadaşların yanında boca ettim resmen parfümü, koku namına birşey yok! Onlar de şaşırdı kaldı benim gibi. Bir numara olduğu kesin; şayet Roberto amcama şimdiye kadar kimse kral çıplak demediyse! Bende de şans olsa..
ve bu sabah...
Yıllar sonra ALES'e girdim. daha doğrusu ÖSYM'nin bir sınavına girmeyeli uzun zaman olmuştu. Doktora vs. amaçlıydı ama çalışmaya fırsat bulamadan kendimi sınavda buldum. Üstelik bu, kamera karşısında girdiğim ilk sınavdı (kopyaya karşı), umarım güzel çıkmışımdır! Üniversiteden ilk mezun olduğumda taze bilgilerle girmiş olmama rağmen bana diş söktürmüştü. Ama insan beynini nadasa mı bırakmak gerekiyor nedir bugün sorular çok kolay geldi bana. Hatta bu kadar basit sormamışlardır tuzak bunlar deyip tekrar tekrar okudum. (Belki de sbs için verdiğim o özel dersler, bana da yaramıştı kim bilir!) Ancak kendi kendime nazarımın değmesi çok sürmeyecekti. Temiz bir şok yaşadım finalde /o anki yüz halimi görmek de isterdim hani /Yediğim golü anlatayım... İnsanoğlu çok kinci önce bunu belirtmek isterim. Sıfatlarının bana kalmasını uygun gördüğüm gözetmenin kah fısır fısır sohbet etmesi kah etrafımda tur atıyor olması bende dikkatleri alt üst etti. Soruya sonuna kadar konsantre olmak ne mümkün! Ki sınava aşina olanlar bilirler soruların ne kadar uzun, karmaşık olduğunu. Hayatımda 3 saatin hiç bu kadar soluksuz, bu kadar hızlı geçtiğini hatırlamıyorum! Ben de ÖSYM'de ciddi sınavlarda gözetmen oldum ordan biliyorum kurallar çok katı gözetmene de. Bir süre sonra onu uyardım ve rica ettim yürümemesi için. Tabi güzel bir duygu millet soğuk terler dökerken sınıf koridorunda topuklarına vura vura salınarak yürümek biz eziklere karşı.
Son beş dakika...
dedi ve ben optik okuyucuya sayısalı geçirdimm sözeli de geçiriyordum ki birden kağıdımı çekti. Dedim daha bir sürü insan var vermeyen soru çözmüyorum zaten. saniyeler içinde halledebilirdim. Ama vermedi, ellerimin arasından kayıp gitti :( İyi ki çok elzem bir durum değil hayati bir sınavda değilim (ama emeğime de acımadim degil hani, o kadar kafa patlatmıştım.) Herkes çıktı ama ben yaklaşık on dakika kadar oturduğum yerde öylece kalakaldım. Şimdi biraz netten bakıniyorum nereye dilekçe yazılır vs. diye ama yurdum insanından komedi haberler çıktı karşıma. KPSS'ye giren amcam süre dolmadan kağıdını alan gözetmenle karakolluk olmuş meğer. Kafa göz dağılmış gözetmende. Bunları okuyunca keyfim yerine geldi az da olsa :)
Ama biliyor musunuz sınava zevk için bile girilir. Bilmiyorum değişik bir hazzı var işte tarif edemeyeceğim türden. Yanınıza kalem bile almayın diye sert uyarılar gelse de şekerlerinizi veriyorlar ama suyunuzu vermiyorlar. Aklınızda bulunsun suyunuzu kendiniz götürün, çünkü ben kurudum resmen.
Şimdi derin bir uykuya dalmak istiyorum (kafam kazan gibi).. Umarım sizlerin pazar günü güzel bir kahvaltıyla başlamış ve huşu içinde sona eriyordur.. Belki beyin jimnastiği olur diye soruyla veda ediyorum. Kolay seçmeye çalıştım da her soru 1 dakika hatırlatırım bu sınav hız ölçer;)
::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::::
Bir uçakta yolculara, aylık olarak yayımlanan P, R, T ve Y dergileri ile üç aylık olarak yayımlanan S ve Z dergileri sunulmaktadır. Uçakta P, R ve Z dergilerinden ikişer, diğerlerinden birer adet bulunmaktadır
Ahmet, Barış, Canan, Doruk, Engin ve Filiz adlı
yolcuların hangi dergiyi okuduklarıyla ilgili şunlar
bilinmektedir:
Ahmet, Barış, Canan, Doruk, Engin ve Filiz adlı
yolcuların hangi dergiyi okuduklarıyla ilgili şunlar
bilinmektedir:
Dergilerin her bir nüshasını yalnızca bir kişi
okumuştur.
Ahmet ve Doruk ikişer, diğerleri birer dergi
okumuştur.
Barış ve Filiz’in okuduğu dergiler aylık
yayımlanan dergilerdir.
R dergisini okuyanlar Ahmet ve Engin’dir.
Doruk, Filiz’in okuduğu dergiden okumuştur.
Canan ve Doruk üç aylık yayımlanan aynı dergiyi
okumuştur.
Bu bilgilere göre aşağıdaki ifadelerden hangisi,
kesin olarak doğrudur?
A) Filiz P dergisini okumuştur.
B) Filiz Y dergisini okumuştur.
C) Ahmet’in okuduğu ikinci dergi Y dergisidir.
D) Barış P dergisini okumuştur.
E) Barış T dergisini okumuştur.
Bu bilgilere göre aşağıdaki ifadelerden hangisi,
kesin olarak yanlıştır?
A) Canan Z dergisini okumuştur.
Bu bilgilere göre aşağıdaki ifadelerden hangisi,
kesin olarak yanlıştır?
A) Canan Z dergisini okumuştur.
B) Barış Y dergisini okumuştur.
C) Doruk Z dergisini okumuştur.
D) Doruk P dergisini okumuştur.
E) Doruk T dergisini okumuştur.
I. T dergisi
II. S dergisi
III. Z dergisi
Yukarıdakilerden hangileri, Ahmet’in okuduğu ikinci
dergi olabilir?
A)Yalnız I B)Yalnız II C)I ve II D) I ve III E) I, II ve III
Ahmet’in Y dergisini okuduğu biliniyorsa aşağıdaki
ifadelerden hangisi, kesin olarak doğrudur?
A) Barış T dergisini okumuştur.
B) Barış Z dergisini okumuştur.
C) Barış S dergisini okumuştur.
D) Canan S dergisini okumuştur.
E) Canan T dergisini okumuştur.