Sayfalar

30 Kasım 2012 Cuma

Bugün Ne Giysem?

Mahsun Kırmızıgül
MEB'in U dönüşü klasiği haline getirdiği değişikliklerine bir yenisi daha eklendi. Kılık kıyafet yönetmeliği öğretmene ne zaman serbestlik tanır diye bekleyen ben bir kez daha hayal kırıklığına uğrayarak, yanlış devirde yaşadığıma artık gerçekten inanmaya başladım. Son zamanlarda okullarda bir bahar havasıdır gidiyor bakalım. Daha Muhteşem Yüzyılı tartışacaktık ne oldu da gündem bir anda değişti onu da anlamış değilim! Hakikaten hayret ediyorum değişimlerin bu kadar radikal ve keskin bir şekilde getirilebiliyor olmasına. Neyse, bir eksikliğini daha gidermiş olan MEB büyük bir alkışı hak etti ama en çok da sürekli kendisinden konuşturmayı başarabilmesiyle. Maksat gündem değişsin, sıfır çekenler sümen altı edilsin, ekonomiye can gelsin... Ancak yüz kızartıcı olan şey ülkemizdeki gelir dağılımındaki uçurumla dalga geçilir gibi yönetmeliği savunan "Hiç bir gelişmiş ülkede forma yok." ibaresi. E adı üstünde 'gelişmiş ülke' sen de muhteşem bir refah seviyesine eriş, gelir dağılımındaki uçurumları kaldır sonra kopyala-yapıştır yap yine. Gerçi bana pek de inandırıcı gelmedi hepsinde serbest gidildiği ya neyse!

Öğretmenliğin bana kattığı en önemli tecrübelerden biri oldu burası Türkiye mi dedirten yerlerde çalıştığım o yıllar. vVe işte hayatın sadece benim yaşadığım muhitten ibaret olmadığı gerçeği! Hayatında hiç köy görmemiş biri olarak yüzleştiğim gerçeklerle insanların dünyalarından bihaber süregelen bir yaşantım olduğunu fark ettim. Ha yoksa uygulama gayet doğama ve hayata olan bakış açıma uygun. Ben takılmam ne giyip gelindiğine. Endişem masum çocukların eziklik duygusuyla tanıştırılıp, ötekileştirilmelerine. Şahsen biz lisede falan bilmezdik kim fakir kim zengin herkes herkesle arkadaştı.


K. İmirzalıoğlu
 Hangi yapılan araştırmayla ortaya konulduğunu anlamadığım -aynı okuldaki herkesin eşit gelir düzeyine sahip olduğu- tezine öğretmen de dahil mi? (Kafamda deli sorular!) Peki ya daha düne kadar saçının sırf kabaran yerine bile jöle sürerek yatıran özgüven arayışındaki öğrenciyi tüm okulun önünde çevirip eve gönderen okul müdürünün kalbi bu serbestliğe dayanabilecek mi? Üniformalı öğrencileri 1 TL' ye taşıyan dolmuşçularımızı kızdıracak olan durum piyasada kafa karışıklığı yaratmayacak mı? Dün sırf kravatını yamuk bağlamışsın deyip derse alınmayan öğrenciye bugün "İstersen saçını başını uzat artık umrumda bile değilsin." mi denilmek isteniyor? Yıllar yılar sonra bu günü anlatan tarih belgeselinde geçecek özeti duyar gibiyim: 2012 yılında okullara getirilen kıyafet özgürlüğü her ne kadar kulağa hoş gelse de beraberinde "Çakmadır o çakma, gerçek Lacoste alamaz onun ailesi. Allam yaa bu da her gün aynı süveteri giyip gelmiyor mu?" gibi yorumlar yapan dedikoducu bir nesli de beraberinde getirecekti... 

 
Daha lisede kıro gibi saç-makyaj yapıp gelen kızlarımıza şimdiden anons edelim madem. Mankenlik yarışması filan yok arkadaşlar sadece serbest kıyafet dedik, n'olur abartmayalım. Okuyacak çocuk çuval da giyse okur ama bunlar da mevcut gerçekler malesef. Derste "Bu kıyafet zaten kısa olan boyunu daha da kısa göstermiş Ali" filan mı desem formayı tekrar özendirmek için? Amann neyse canım fakir insanlar yüzünden zenginler o iğrenç önlüklerin içine girmek zorunda mı? Sınıf ayrımıymış! İleride zaten yaşamayacak mı bunu e küçüklükten ufaktan alışsın işte şekerim(!) Değiişiklik tarafları birbirine düşüredursun uygulama öğrenciyi "Bugün okulda ne giysem?!" diye kara kara düşündürmeye başladı bile. Aklıma daha evvelden paylaştığım bi şey geldi buyrun izleyin.

Mutlu Bir Hafta Sonu Diliyorum...